Tayfur bir peygamber değil, ne bir mucizesi var ne de bir kerameti. Bir rüyası var, o da pek mübarek bir şey değil. Ama Tayfur, o gece gördüğü rüyaya bir peygamber gibi inanıyor. Bir hesaplaşma fırsatı bu ona göre, hayatını temize…
Gururun Son Damlası
Çevresindeki kafelerin aynısı olup, farklı olduğunu sanan, sıradan bir Kuzguncuk kafesinin, kabir azabı gibi dar ve küçük tuvaletinden çıkıp, çatık kaşlı kasiyerin ağzından, ödeyeceğim tutarı duymayı bekliyordum… Benim acelemin aksine o slow motion yaşıyordu. Fonda çalan tüm yabancı şarkıları ezberlemiş,…
Unutuluşa Dair
Seni bir yokuşta saklıyorum,Ellerimizde bira şişeleri,Uzanıp isimsiz bir ağacın yeşiline,Bütün bilgelikleri yaktığımız o yokuşta Sen bir balıktın oysa,Kayaların arasına sıkışmış,Bir balıktın sadeceNe işin vardı göğün maviliğinde Yanımızdan insanlar geçmişti,Biz kalmıştık,Asfalta uzanıp dalmıştık kendimizeSıcaktı, biralar ısınacaktıKimin umurundaydı, Biz seninle o gün kendimize…
100 kiloluk bir halteri hızlıca yere bıraktı. Epey sallandı salon. Zaten altında havuz var, rutubetten çürüme riskini düşünüp duruyorum temelin, bir de üstüne bu hızlı bırakılan ağırlıklar deprem korkumu tetikliyor. Tek tesellim çelik ağırlıkların deprem üçgeni oluşturabilme ihtimali. İnsanı anlamak…
Eşyanın Söyledikleri
Bir kombi arıza veriyor. Bakıma ihtiyacı var, birilerinin onu anlamasını bekliyor. Ama hiçkimse anlamıyor. E03 diyor, sikine takan olmuyor. Kombi artık eskiden yapabildiği şeyleri yapamıyor. Sadece kimsenin anlamadığı bir dilde bağırıyor. Kime bağırdığını o da bilmiyor. Bağırmanın kendisi işleve dönüşüyor,…
Çok ağaçlı, depremde asla yıkılmayacak kadar esnek müstakil evlerin olduğu bir mahallede büyüdüm. Henüz beton hayatımıza girmemişti. En azından mahallemize. Ben kışları kar yağdığında pencereden bakar, iki sokak ötede, bana o zaman için çooook uzak gelen eve bakıp anneme orası…
Evimde zeytinyağı, içimde huzur, bitmesi gereken işler için zaman ve aceleyle çıktığım için kıçımda donum yok. Önem sırasına göre, Zeytinyağı birinci sıradaydı. Bu yüzden çaldım Necdet amcanın kapısını…Bu defa pek janti karşılamadı beni. Dağınıktı. Tahminen, yarım saat önce uyanmış veya…
bazı tanışıklıklar kabustur, dedim kendi kendime. daha korkunç bir şey düşündüm sonra. doktor fahri atabey caddesi’ni boylu boyunca yürürken, bu alelade tanışıklıkların, üzerimdeki karanlık yansımalarını farkettim. yokuş gittikçe dikleşiyordu doktor fahri atabey caddesi’nde ve ben çok terleyen biri olmasam daha çok…
“Alo.”“… buyrun…”“İyi günler ben Semi Sigorta müşteri uzmanı Sinem Uyar. Aylin Karaca ile mi görüşüyorum?”“Benim evet… buyrun.”“Memnun oldum Aylin Hanım, öncelikle sizlere daha iyi hizmet verebilmek amacıyla görüşmelerimiz kaydedilmektedir. Nasılsınız, iyi misiniz?”“Sağolun.”“Aylin hanım, güvenliğiniz için öncelikle kimliğinizi doğrulamamız gerekiyor….
Darifius etrafına topladı milleti. Bir cuma namazı çıkışı. Doğu Marmara’nın ücra bir köyü burası. Darifius namazı kılmamış. Ağzında sigara şakşakçılarının camiden çıkmasını bekliyor. Gündemle ilgili önemli açıklamaları olacak. Namazı bitirip çıkan müminler bağış kutusuna 10’ar 20’şer lira para attılar tek…
Genelkurmay Başkanlığı’na Özür dilerim. Seni oyalayıp durduğumun farkındayım. Fikirlerim, duygularım her gün değişiyor. Ama bil ki hep aklımdasın. Emin ol ben de sana net konuşabilmek isterdim ama bir günüm bir günümü tutmuyor. Hayatım çok karışık ve senin hep orada olman,…
Gözümü açtığımda nispeten boş vagonda sessizliği vurdumduymazca katledip avazı çıktığı kadar bağıran kişi; takribi altmış yaşlarında, bıyıkları sararmış, kaşları çatık, üstünde uzun kahverengi pardösü, pardösünün sol üst cebinde kurumuş karanfil, kafasında çevresi soyulmuş siyah dedektif şapkası, yüzündeki çizgiler izohips haritasını…
Darifius etrafına topladı milleti.Anadolu’nun gelişememekte olan bir şehrinin, mahalle kahvesinde. Kentsel dönüşüme girmiş ama “neden be abi” dönüşememiş bir mahallesinde. Darifius : Öncelikle… Bazı duyumlar alıyorum, Kadıköy’de bazı insanlar (kadın, erkek, lgbtqia+ fark etmeksizin diye ekledi) gönüllerine artık “satılık” değil “kiralık”…
Hakiki diyardan bir derviş,Ben otururken parkta,Birden düştü sağ yanıma. Elinde bir kitap,Kalın mı kalın, “Al” dedi “Evlat!”Hakikat burada! Hava güllük gülistanlık,Kuşlar uçuyor,Çocuklar koşuyor,Adeta, Fransız yeni dalga. Niyet ettim o an, açtım kitabı,Ben içimden tam A demeye kalmadan, Aman Yarabbi bu…
Fak yu Zaruret
15 Haziran Cumartesi sabah 07:30. Güzelim uykumdan, beni yataktan mancınıkla fırlatan bir ses ile uyandım. Ne olduğunu anlamaya çalışırken bir yandan da uyku sersemliğinden olsa gerek “herhalde öldüm bunun şokunu yaşıyorum” dedim. Eğer öyleyse hiç yeri ve zamanı değil. Jennifer…